Full width home advertisement

İlginç Olaylar

Suç ve Suçlular

Adliye Haberleri

Post Page Advertisement [Top]


Bilim ve Aydınlanma Akademisi tarafından hazırlanan rapor Türkiye'de neden kadın cinayetleri işlendiğine dair bir kapı aralıyor.


Adli Araştırma - 2021 yılınan Mart ayında Bilim ve Aydınlanma Akademisi (BAA) "Türkiye'de Kadın Cinayetlerinin Nedenleri ve Önerileri" başlıklı bir rapor yayınladı. Raporun hazırlanmasında Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'ndan (KCDP) Gülsüm Kav ve Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği'nden Avukat Müjde Tozbey büyük katkı sağladı. 


Rapora göre cinayetler şiddet, intihar süsü verilerek, sistematik uygulanan baskı ve şiddet ve güvenli olmayan kürtaj sonucu gerçekleşmiş. BAA devlet kurumları ve kadın örgütlerinin açıkladığı verilerdeki farklılığı da bu cinayetlere bakış açısından kaynaklandığını düşünüyor. Çünkü kadın örgütleri az önce sayılan cinayetleri kadın cinayeti olarak kabul ederken devlet kurumları bunları kadın cinayeti olarak görmüyor.


Kadınlar çalışmak zorunda ama toplumsal hayatta kabul edilmiyor

BAA'nın raporunda Türkiye'de görülen işsizlik ve yoksullaşmanın yanı sıra, geçinme derdi nedeniyle kadınların iş gücü olarak daha fazla katılım göstermek zorunda kaldığı belirtildi. Öte yandan kadın cinayetlerinin artış nedenlerinden biri de kadınların toplumsal hayattaki yerlerinin kabullenilememesi olduğunun altı çizildi. Bu durum ortaya büyük bir çelişki koyuyor. Raporda bu durumu destekleyecek bir veri olarak ekonomik kriz yaşandığı zamanlarda kadınlara yönelik şiddet ve cinayet sayısında yaşanan artış gösteriliyor.


Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği tarafından hazırlanan 50 kadın cinayeti dosyası da bu durumu destekler nitelikte. Kaçınılmaz olarak şiddete maruz kalan kadınların iş hayatına giremeyen ve yoksulluktan kurtulamayan kadınlar olduğu göze çarpıyor. Bu bağlamda kadınların toplumsal hayatta yer almak ve iş hayatına girme çabaları, ekonomik kriz ve yoksullaşma ile dindarlık arttıkça kadın cinayetleri de artıyor.


İktidar politikalarına vurgu

Rapor kadın cinayetlerinin, Türkiye'de uygulanan iktidar politikaları, yargının işleyişi ve dinselleştirme ile ekonomik krizlerle doğru orantılı olduğunun altını çiziyor. Hükümet, devlet ve hukuk sistemlerinin kadın cinayetlerinden sorumlu olduğu vurgulanıyor.


Boşanma sayısı arttıkça cinayet sayısı artıyor

Kadınlara yönelik şiddet ve cinayetlerin artışında bir başka dikkat çekilen husus ise kadınların kendi istekleri doğrultusunda karar vermeleri. Bu noktada da boşanma sayısının artmasıyla kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri sayısı da artıyor.


Toplumsal dönüşüm ve tedbir önerileri

Raporun öneriler kısmında toplumsal dönüşümün gerekliliğine değiniliyor. Bu noktada nefret suçlarına karşı mücadele, eğitimde, medyada ve siyasette nefret dilinden vazgeçilmesi. Bunun yanı sıra şiddet ve cinayetleri önlemek için bireysel silahlanmanın engellenmesi, çocuk evliliklerine karşı mücadele verilmesi, şiddete karşı daha aktif toplumsal mekanizmalar hayata geçirilmesi ve kurulacak kadın dayanışma evlerinde kadınların istediği süre boyunca kalabilmesi gibi başlıklar yer alıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bottom Ad [Post Page]