Full width home advertisement

İlginç Olaylar

Suç ve Suçlular

Adliye Haberleri

Post Page Advertisement [Top]


Kenneth James Parks, 1987 yılında Kanada'da kayınvalidesi öldüren, kayınpederini ise ağır yaralayan bir katil. Ancak Parks yaptıklarından dolayı ceza almadı.


Adli Araştırma - Kenneth James Parks, 1987'nin 24 Mayıs'ında gece saatlerinde evinden çıkıyor ve arabasıyla 20 kilometre civarı yol yapıtı Eşinin anne ve babasının evine geldikten sonra arabasını durdurup indi. Kendisini oldukça seven kayınpederi ve kayınvalidesinin verdiği anahtarla kapıyı açtı. Üst kata çıktıktan sonra yaşlı çiftin uyuduğu odaya girerek kayın pederini boğmaya başladı. Kayınpederi hareketsiz kalınca kayınvalidesini darp etti ve birçok yerinden bıçakladı. Sonra tekrar kayınpederine dönerek onu da bıçakladı. Her iki isim de hareketsiz kaldıktan sonra eşinin kız kardeşlerinin odasına yöneldi ancak sesleri duyup, olaya tanık olan küçük kızlar evden kaçmayı başarmıştı. Bu olayların ardından Parks tekrar arabasına bindi ve karakola gitti. Karşısına çıkan ilk polis memuruna ellerini gösterek birilerini öldürdüğünden şüphelendiğini söyledi.


Parks'ın kayınpederi cinayetten bir şekilde sağ kurtulmuştu ama kayınvalidesi o kadar şanslı değildi. Buraya kadar sıradan bir cinayet davası ve ardından olayın şokundaki katilin teslim olması gibi duruyor olabilir. Ancak Kenneth James Parks hukuk tarihinin en ilginç davalarından biri olmasıyla beraber işlediği cinayetten de ceza almamıştır. Hatta akıl hastanesine dahi yatırılmamıştır. 5 yıl süren mahkeme sürecinin ardından beraat etmiştir.


Olayları parça parça hatırladığını anlattı

Cinayet günü olanları anlatmaya çalışan Parks hatırladığı en son şeyin televizyon izlerken uyuyakaldığı olduğunu söyledi. Teslim olduğu polisler, Parks'ın ellerinde olan derin kesiklere rağmen zanlının acı çekiyor gibi görünmediğini kayıtlara geçirdi. Daha önce de uyurgezerlik nedeniyle ölüm tehlikesi atlattığı biliniyordu. Üstelik Parks'ın ailesi üzerinde yapılan araştırma sonucu 20 uyurgezer akrabası daha olduğu ortaya çıktı. Kısacası Parks davadan uyurgezer olduğu için beraat etti.


Benzer uyurgezer cinayetleri mevcut

Tarihte görülen çeşitli vakalarda uyurgezerlik hakkında birçok ilginç bilgi mevcut. 1961 yılında Birleşik Krallık'ta görev yapan ABD askeri Çavuş Willis Boshears, İngiliz vatandaşı Jean Constable'yi boğarak öldürdüğünü itiraf etti. Boshears Constable'yi kendine geldikten sonra izbe bir yolun kenarına attığını da söyledi. Yargılanması sonucunda cinayeti uyurken işlediği gerekçesiyle hakkında beraat kararı verildi. 


ABD'de 2008'de gerçekleşen bir olayda karavanla tatilde olan 59 yaşındaki Brian Thomas 57 yaşındaki eşini boğarak öldürdü. Kendine geldiğinde acil servisi arayarak karısını boğduğunu, onu karavana zorla giren biri zannettiğini söyledi. Hakim Thomas'ın serbest bırakılması yönünde karar verdi.  


Tabi cinayet işledikten sonra uyurgezerlik savunması yapan ancak gerçek olmadığı ortaya çıkarılıp hapsin yolunu tutan oldukça fazla dosya da mevcut...


Çeşitli problemleri tetiklemiş olabilir

Parks'ın işlediği suçları tetikleyen birçok faktör olabilir. İçinden geçtiği dönem psikolojik olarak oldukça yıpratıcı. Parks'ın kumar bağımlılığı vardı. Bu bağımlılık nedeniyle iş yerinden para çalmış ve bu yüzden işinden olmuştu. İşsiz oluşu ve yaşadığı bağımlılık nedeniyle içinden geçtiği "zor dönem" kayıtlara geçirilmişti. Olay gününden önceki 48 saat boyunca hiç uyumamıştı. Bu süre içerisinde güneş altında rugby oynaması da uyurgezerliği için pek fayda sağlayan bir hareket değildi.


Kenneth James Parks psikolojik olarak araştırıldı

Katil zanlısı Parks'ın ceza almaması doğal olarak mahkemeye giderek "ben uyurgezerim" savunması yapması şeklinde olmadı. Parks birçok teste girerek bu testlerin hepsinde uyurgezer olduğunu kanıtladı. Üstelik girdiği EEG testinde değerleri normal bir uyurgezerin kat be kat üstünde çıktı. Üstelik iki ismi öldürmek için herhangi bir nedeni de bulunmamaktaydı. Eşinin ailesi ise Parks'ı oldukça seviyordu çünkü evlenmeden önce evden kaçan kızlarını eve dönmesi için ikna etmişti.


Olay anında Parks ne hatırlıyordu?

Kenneth Parks olay günü ilk başta pek bir şey hatırlamadığını ifade etmişti. Aradan geçen zamanla bir şeyler hatırlamaya başlamıştı ama onlar da tam olarak net değildi. Kenneth cinayeti işlerken eşinin çocuklarının bağırışlarını duyduğunu hatırladı. Çocukların olduğu odaya giderken çocuklara seslendiğini de hatırlayan Parks'a karşı çocuklar verdikleri ifadede Parks'ın anlamsız sesler çıkardığını belirtti. Parks ayrıca kayınvalidesinin yüzünü de hatırladığını belirtmiş.


Uyurgezer katili suçlu olarak nitelendirenler

Olay hukuk tarihine geçip dünya gündemine oturunca haliyle uzun yıllar boyunca konuşuldu. Üzerinde yazıldı ve çizildi. Parks'ın suçlu olmadığını savunanların yanı sıra suçlu olduğunu da savunanlar vardı. Suçluluğunu savunanlar Parks'ın karakolda ellerindeki kesik nedeniyle canının acımamasını uyurgezerliği yerine olayın şokuna bağlıyor. Kumar sorunu nedeniyle eşiyle sürekli kavga ettiğini de hatırlattıklarını es geçmemek lazım. 


Suçluluğunu savunanların savunduğu en mantıklı tez ise suça eğilimli olması nedeniyle cinayet işlemesinin sürpriz olmadığı. Çocukluğunda oldukça sorunlu bir dönem geçiren Parks'ın okul hayatının sıkıntılı olduğu, iş yerinde hırsızlık yaptığı ve benzeri nedenlerle bir anlık kriz geçirerek cinayeti işlemiş olduğunu savunanların sayısı az değil.


Siz uyurgezer katil hakkında ne düşünüyorsunuz?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bottom Ad [Post Page]