Full width home advertisement

İlginç Olaylar

Suç ve Suçlular

Adliye Haberleri

Post Page Advertisement [Top]


Kocaeli'de siyahi yamyam kabilenin öldürüp haşlayarak yediği Rıfat 2 ay boyunca gazete manşetlerinden düşmemişti.


Adli Araştırma - 20 Haziran 1950, Salı günü gazetelerinde Kocaeli'ndeki bir yamyamlık vakası sayfaları süslüyordu. Dünyada her an her şey olabileceği için gazetelerde yamyamlık haberi görmek de doğal olmalıydı ancak bu haber biraz daha farklıydı. Haberde yer alan iddialarda bir grup siyahiden meydana gelen bir kabilenin Kocaeli'de 16 yaşındaki Rıfat Gürkan'ı kazanda pişirirken çeşitli ayinler yapıp dans ettikleri ve sonra afiyetle yedikleri yer alıyordu. Haklarını yememek lazım olayı anlamlandırmaya çalışıp olabildiğince sade anlatan gazeteciler de vardı.


Haberde ismi geçen siyahiler gerçekten vardı. Hatay Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu tarafından kurşun dahi atılmadan vatan topraklarına katılmadan önce Fransız yönetimindeydi. Fransızlar Afrika'da ki sömürgelerinden topladıkları insanları lejyonlarına katmış ve bir kısmını da Hatay'a konuşlandırmıştı. İlk etapta Hatay Cumhuriyeti kurulmuş ardından referandum düzenlenerek Türkiye Cumhuriyeti'ne katılmıştı. Fransızların bölgeye getirdiği lejyonerlerin bir kısmı da bu memleketlerine dönmek yerine Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı almıştı.


Haberde adı geçen yamyamlar Hasan Gezginci, Abid Çeviren, Kasım ve Mehmet Kuyumcu da Fransız yönetiminden kalan, sömürgelerden toplanmış askerlerdi. Vatandaşlık alıp isimlerini değiştirmişlerdi. 16 yaşındaki Rıfat Gürkan Arifiye Köy Enstitüsü'ne kayıt yaptırmış, kaydın ardından eve dönerken bu kişilere denk gelmişti. 16 yaşındaki çocuk yamyamlar tarafından önce vurulmuş ardından kazanda kaynatılarak pişirilmiş ve yenmişti. Bu haber 20 Haziran 1950 tarihli gazetelerin manşetlerini süsledi. Yapılan ihbarla beraber yamyam kabilenin 4 üyesi aranmaya başlandı.





Kocaeli'nin siyahi yamyam kabilesi

Aslen Senegalli olan bu 4 kişi Türkiye'yi baştan aşağıya gezen göçebe bir kabileydi. Aileleriyle beraber yaklaşık 40 kişiydiler. Gidip bir süre kaldıkları yerde çadırlarını kuruyorlar ve kalaycılık yapıyorlardı. İş bittiğinde ise başka bir yere göçüyorlardı. İhbarın yapılmasının üzerinden 2 ay geçtikten sonra aranan 4 kişinin sahte altın satmaktan tutuklandıkları ortaya çıktı. 


İhbarı yapanın ise yine bu yamyam kabilesiyle beraber dolaşan Bahri isimli 11 yaşındaki çocuk olduğu ortaya çıktı. Bahri verdiği ifadesinde kabile üyelerinin kendisini çok küçükken Adana'da kaçırdığını söylüyor ve o günden bu güne kabileyle birlikte dolaşıyordu. Ayak işlerini yaptığı kabilede anlattıklarına göre cinayete tanık olmuştu. Üstelik kabilenin Kocaeli'de bulunduğu zaman aralığıyla Rıfat'ın kaybolduğu zaman aralığı tutuyordu. Bahri, Rıfat'ı da birebir tarif etmişti.


Milliyet gazetesi 20 Haziran 1950



Rıfat'ı gasp edip öldürüp yemişler

Bahri cinayetin nasıl gerçekleştiğini de anlatmıştı. Rıfat yolda yürürken bu 4 kişiye denk gelmiş, 4 kişi Rıfat'ı gasp etmişti. Rıfat'ın üzerinden az para çıktığına sinirlenen kabile üyeleri tabancayla vurarak öldürmüştü. Bununla yetinmeyen kabile üyeleri Rıfat'ın cesedini kazanda kaynatırken çeşitli boyalar sürüp kazanın etrafında dans da etmişlerdi. Bahri ise bu olayı gizlenerek takip etmiş, daha sonra korka korka ateşin başına gelince yamyam Mehmet Kuyumcu kendisine Rıfat'tan bir parça ikram etmişti. Üstelik Bahri yememiş, yemesi için ısrar edilmişti.


Yamyam kabilesiyle dolaşan çocuk kabilenin 4 üyesi tutuklanıncaya kadar korktuğu için polise gidemediğini, tutuklama olunca da soluğu poliste aldığını söylüyordu. Bahri daha birçok detay daha veriyordu. Kabile için insan eti olmazsa olmazdı. Hatta öyle ki kabile Eskişehir'deyken, kabilenin en güzel kadını 25 yaşındaki Hazine de yanlışlıkla Abid Çeviren tarafından vurulmuştu. Kabile üyeleri Hazine'nin bir kısmını yemiş, kalan kısmını ise ormanlık araziye gömmüştü. 


Kocaeli'nin Karasu ilçesinde gerçekleşen Rıfat'ın yenmesi meselesinde de kalan parçaların Sakarya nehrine atıldığını söyledi. Ancak yapılan araştırmalar bir türlü sonuç vermiyordu çünkü Sakarya olaydan sonra taşmıştı. Yine de köylüler ve askerler Rıfat'tan kalanaları günlerdir arıyordu. Bahri ise Eskişehir'de Hazine'nin gömüldüğü yeri gösterebileceğini öne sürüyordu. Polis de Bahri'nin peşinde cesedi bulma umuduyla varhıraş çalışıyordu.


Hepsi palabıyıklıydı, her fenalık umulurdu

Bahri polisin cesetleri bulması için uğraş verirken kabilenin tutuklu 4 üyesi de sorguya alınmıştı. Daha önce sahte altın sattıklarını inkar eden 4 kişi bu sefer sahte altın sattıklarını kabul ediyor ancak Rıfat ve Hazine'yi öldürüp yediklerini inkar ediyorlardı.


Haberin gündeme bomba gibi düşmesinin ardından kamuoyunun ilgisi de artmıştı. Gazeteciler daha çok sansasyon yaratmak için fırsat kolluyordu. İşte tam böyle bir anda bazı gazetecilerin şüphelilerin kaldığı Kandıra Cezaevi'nde röpotaj yapabilme fırsatı oldu. Bir muhabir insan etinin tadını sorduğunu ve Hasan Gezginci'nin "hiç insan eti yenir mi?" diye cevap verdiğini ama gözlerinin "çok tatlıydı" dermiş gibi baktığını yazıyordu. Bir başka gazeteci ise hepsinin palabıyıklı olduğunu, yaradılışlarıyla kötü tıynette oldukları için her fenalığın umulabileceğini...




Hazine'nin cesedi bulundu

Soruşturmayı yürüten savcı Bahri'nin iddialarını destekleyecek delillere sahip olduklarını açıklasa da ne olduklarından bahsetmedi. Bahri'nin iddialarından yola çıkan güvenlik güçleri Eskişehir'deki alanda arama çalışması başlattı. Bahri gider gitmez kaldıkları alanı gösterdi. İkinci günde ormanlık alanda dolaşan 2 siyahi ellerinde kürek ve çuvallarla yakalanınca şüphe hepten büyüdü. Üstelik haber kamuoyunda da infial etkisi yaratmıştı. Adamlar Bahri'nin karşısına getirildi ve Bahri görür görmez adamları tanıdı; bu adamlar da o kabilenin üyesiydi.


Savcı yakalanan iki kabile üyesinin cesedi ortadan kaldırmak için uğraştığını düşünürken adamlar Hazine diye birini tanımadıklarını söyledi. Üstüne yapılan aramada bir de kadın cesedi bulundu. Kandıra Cezaevi'ndeki yamyam sayısı böylece 6'ya çıkmış oldu.


Ceset üzerinde yapılan ilk incelemede bir bacağın eksik olduğu fark edildi. Bahri görmediği bir esnada bacağını kesip yemiş olabileceklerini söyleyince herkes mantıklı buldu. Ertesi gün gazetelerde yamyamların Hazine'nin bir bacağını yediği haberi yer alacaktı.




İlk itiraf geldi

Ceset bulunmasının ardından devlet harekete geçti ve göçebe grubun tamamının tutuklanılmasını istedi. Çocuklara baksın diye bırakılan iki kadın dışında toplam tutuklu sayısı 22'ye yükseldi. Çadırlarında da arama yapıldı, ekmek içerisine saklanan bir tabanca bulundu. Tabanca Bahri'nin anlattığı cinayet silahıyla da uyumluydu. Ceset ve cinayet silahı bulunmasının ardından zanlılar tekrar sorguya alındı. Daha önce hiçbiri Hazine'yi tanımıyordu ancak Kasım Kuyumcu bu sefer Hazine'yi öldürdüğünü itiraf etti. Yamyamlık iddiasını ise aralarından hiçbiri kabul etmiyordu. Bahri, Rıfat'ı öldürenin Abid olduğunu söylemişti ancak hava karanlığı nedeniyle tam görememiş olacağını savundu. Bahri'nin söyledikleri mantıkla da uyuşuyordu.


Kabilenin gezdiği bölgeler tek tek incelendi, grubun konakladığı zaman aralıklarında bazı çocukların kaybolma tarihleri de uyuyordu. Araştırma derinleşti ve arada bağ kurulmaya çalışıldı. Tam bu esnada tutuklanan ilk 6 kişi Kandıra'dan firar etti. Kısa sürede yakalandılar, Bahri'yi yalancılıkla suçladılar.


O sıralarda Hazine'nin cesedine yönelik yapılan otopsi tamamlandı ve cesedin Hazine'ye ait olamayacağı belirlendi. Hazine'nin silahla vurulduğu iddia edilmişti oysa bu isimsiz kadın boynu kırılarak öldürülmüştü, vücudunda mermi izi de yoktu. Üstelik uzun yıllar önce gömülmüştü.


Öldürülüp yenilen Rıfat'tan mektup

Ortalık iki aydır Kocaeli'nde yamyam haberiyle yıkılıyordu, iddialar, deliller ve suçlamalar havada uçuşuyordu. Rıfat'ın babası elinde bir mektupla jandarmaya gitti ve oğlundan geldiğini söyledi. Jandarma olaya şüpheli yaklaştı ve yamyamların mektubu tezgahladığını düşündü. Daha sonra Rıfat'ın kendi bulundu, Arifiye Köy Enstitüsü'ne kayıt olmuş, okumak istemediğinden ve babasının baskısından korktuğundan İstanbul'a kaçıp bulaşıkçıda iş bulmuş.


Rıfat'ın babası oku derken de haklıymış çünkü tüm Türkiye yamyam haberini takip ederken Rıfat 2 ay boyunca gazeteye bile bakmamış. Mektubu da artık İstanbul'da kalacağını söylemek için yazmış.


Bahri her şeyi açıkladı

Cesedin Hazine'nin değil, pişirilip yenen Rıfat'ın hayatta olduğu ortaya çıkınca Bahri'ye yenenin kim olduğunu sordular. Bahri cinayeti ve yamyamlığı görmediğini başkasından duyduğunu söyledi. Hazine'yi de tanımadığını başkalarının kendisine anlattığını öne sürdü. Ancak kendisine anlatanları bir türlü hatırlayamıyordu. Hazine'nin cinayetini üstlenen Kazım'ın da polis baskısı nedeniyle itiraf ettiği ortaya çıktı. Hazine diye biri hiç olmamıştı.


Kocaeli'nde insan öldürüp yiyen siyahi yamyam kabile hikayesi 2 ay sürdü. İnsanın aklına Turist Ömer Yamyamlar Arasında filmi geliyor. Manşet fotoğrafı da o filmden. Film 1970 yılında çekildi. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bottom Ad [Post Page]