Full width home advertisement

İlginç Olaylar

Suç ve Suçlular

Adliye Haberleri

Post Page Advertisement [Top]



Uruguay Hava Kuvvetleri'ne ait Old Christians isimli rugby takımını taşıyan uçak 1972'de And Dağları'na düştü. Kazadan sağ kurtulan kazazedeler ölmemek için ölen arkadaşlarının cesetlerini yemek zorunda kaldı. Olay tarihe Mucize Uçuş 571 olarak geçti.


Adli Araştırma - 12 Ekim 1972'de Uruguay Hava Kuvvetleri'ne ait Fairchild FH-227D model uçak Old Christians isimli rugby takımını Uruguay'ın Montevido kentinden Şili'nin Santiago kentine götürmek amacıyla havalandı. Uçuş 571 olarak tarihe geçen bu uçak fırtına nedeniyle Arjantin'in Mendoza şehrine indi. Ertesi gün rotasına devam etmek için tekrar havalandı. Hava şartları nedeniyle yer yer 4 bin metreden yüksek olan sıra dağların üzerinde alçak uçuş yapmaya başladı.


Şili ve Arjantin sınırına yakın bir konumda uçan uçağın isimsiz bir zirveye temasıyla birlikte sağ kanadını koptu. Pilotlar, sağ kanadın kopuşuyla uçak üzerindeki kontrolü kaybetti. Kontrolsüz şekilde uçan uçak ikinci bir çarpmayla beraber sol kanadını da kaybetti. Tamamen kontrolsüz şekilde düşmeye başladıktan sonra dik bir yamaca düştü ve bir kar yığının üzerinden kaymasının akabinde durabildi. Uçağın durabildiği ve o dönem isimsiz olan zirveye daha sonra Gözyaşı Zirvesi adı verildi.


Uçuş 571 kazasının ardından ölümler

Uruguay Hava Kuvvetleri'nin uçağıyla gerçekleştirilen ve kazayla biten uçuşta 45 yolcu bulunuyordu. Bu yolculardan 12'si kaza gerçekleştiği an hayatını kaybetti. Çeşitli nedenler ve yaralanmalar nedeniyle 5 yolcu ertesi gün, bir yolcu da 8. gün yaşama veda etti. Onaltı günlük yaşam mücadelesi veren kazazedelerden 8'i 16. günde düşen çığ nedeniyle öldü. 60. güne gelindiğinde 3 kişi daha aşırı soğuk veya açlık nedeniyle hayatını kaybedecekti.


Kazanın gerçekleştiği bölge herhangi bir hayvanın yaşamasını engelleyecek kadar soğuktu. Yıl boyunca karlarla kaplı olduğundan bitki yetişmesi de mümkün değildi. Üstelik aralarında deneyimli doktor yoktu. Sadece 2 tıp öğrencisi bulunuyordu ve öğrencilerin elinde tıbbi araç ve gereç de mevcut değildi. Tıp öğrencileri enkazdan topladıkları parçalarla kırık ve çıkıklara karşı geçici tedbirler alsa da şartları bunun ötesine geçmesine izin vermiyordu. Uçu 571, 45 kişi başlamıştı ama sadece 16 kişi kurtulmayı başardı. 


Uçuş ekibinden haber alınamaması üzerine Uruguay, Şili ve Arjantin'den arama kurtarma ekipleri uçağı bulmak üzere çalışma başlattı. Uçağın havadan aranıp bulunması imkansıza yakındı. Karlarla kaplı zirvede beyaz bir uçağın tespit edilmesi imkansıza yakındı.


Hayatta kalma çabaları

Bir rugby takımı oyuncusu olan öğrencilerle dolu uçak düştükten sonra ölümlerle başa çıkmanın yanı sıra başka sıkıntılar da ortaya çıktı. Hayatta kalanların aşırı soğuklara dayanacak kıyafetleri bulunmuyordu. Üstelik karda yürümeyi kolaylaştıracak ayakkabıları da yoktu. Donmamak için uçağın yalıtım için kullanılan malzemelerini sökerek yorgan yaptılar. Bu yorganların altında üç ya da dört kişi halinde girip birbirlerini ısıtmaya çalışıyorlardı.


Soğuk sorununa karşı işe yarar bir çözüm kısmen bulunmuştu. Bu sefer karınlarını nasıl doyuracakları ve nasıl içecek su bulacakları sorusu gündemdeydi. Grup içerisinde bulunan kazazedelerden birinin bulduğu yöntemle karı eritip içmeyi başardılar. İlk günler uçak enkazında buldukları yiyeceklerle karınlarını doyurmuşlardı. Bunlar genellikle çikolata, bisküvi ve benzeri abur cuburlardan ibaretti. Kalacakları gün sayısını bilmediklerinden paylara ve günlere ayırmalarına, kısıtlı olarak tüketmelerine rağmen yiyecek de bir süre sonra tükendi.


Bu esnada grup üyeleri uçak bakım personelinin yaraları nedeniyle ölmeden önce bahsettiği telsizi bulmuştu. Teknikerin bahsettiği kuyruk bölümündeki aküyü bulmak için de çeşitli yürüyüşler gerçekleştirdiler. Bu yürüyüşlerde hayatını kaybeden diğer 6 grup üyesini de buldular. Kuyruk kısmındaki aküyü bulduktan sonra çok ağır olduğu için telsizi kuyruk parçasına götürmeye karar verdiler. Ancak bilmedikleri şey telsizin uçak pervanelerinin ürettiği enerjiyle çalışmasıydı. Grubun hayatta kalma çabalarına karşın verdiği uğraşlar telsizi çalıştırmayı başaramadı.





Hayatta kalmak için verilen zor karar

Grubun kurtulan üyelerinden biri 2006 yılında yayınladığı kitabında yüksek rakımda vücudun ihtiyaç duyduğu kalori ihtiyacının çok yüksek olduğunu belirtti. Parrado isimli bu kazazede açlıktan ölen grup üyeleri olduğunu da hatırlatarak kendilerinin de ölmek üzere olduğunu yazdı. Önce daha çok yiyecek bulma ümidiyle uçak kalıntılarını aradılar. Bunu bavulların deri kısımlarını yemeye çalışmaları takip etti. En sonunda koltukları içinden saman çıkabileceği ümidiyle parçaladılar ancak karşılarına sadece sünger çıktı. 


Yaşadıkları tüm sıkıntıların üstüne enkazda buldukları radyodan arama kurtarma çalışmalarının sona erdirildiğini öğrendiler. Edindikleri bilgi, bulundukları durumla harmanlandığında içinde düştükleri umutsuzluk dehşet verici bir tablo yaratmıştı. En sonunda hayatta kalabilmek için zor bir karar almaları gerekti; ölen arkadaşlarını yiyeceklerdi. Bu karar gerçekten zor alınmış bir karardı ve ölenlerin neredeyse tamamı çok yakın dostlarıydı. İlk başlarda hayatta kalan bazı kazazedeler arkadaşlarını yemek istemedi. Ancak açlıkla geçen bir süre sonunda yemek zorunda kaldılar.


72 günün sounda hepsi kurtuldu

60. güne gelindiğinde tek çarelerinin kendi kendilerini kurtarmak olduğu sonucuna vardılar. Grup arasında yolculuk edebilecek 3 kişi seçildi ve kurtuluş bulma ümidiyle yola çıktı. Üçlü yolculuklarını kuyruk kısmından çıkardıkları yalıtım malzemesinden yaptıkları uyku tulumu sayesinde sürdürebildi. Ellerinde bulunan yiyecek stoğu azalında içlerinden birini geri göndermek zorunda kaldılar. 9. gece grup üyelerinden biri at üzerinde bir adam gördüğünü söyledi ve bağırmaya başladı. Diğer kişi bağıranın hayal gördüğünü düşünüyordu ancak bunun hayal olmadığı ortaya çıktı. 


Nehrin iki yakasında kazazedelerle karşı karşıya gelen kişi yarını beklemelerini söyledi ve gitti. Ertesi gün 22 Aralık 1972'de bir arama kurtarma ekibiyle dönecekti. Enkazda kalanlar kurtarılacakları haberini yine enkazdan edindikleri radyo aracılığıyla öğrenmişlerdi. 22 Aralık'ta ekibin yarısı 23 Aralık'ta ise kalanı kurtarıldı.


Kazazedeler Santiago'da bulunan hastanelere kaldırıldı. Yükseklik hastalığı, susuzluk, soğuk çarpması, açlık, iskorbüt, kırık ve çıkık kemikler ve daha birçok nedenle tedavi altına alındılar.


Hayatta kalanlar ve aileleri - Life Dergisi


Kurtarma sonrası gelişenler

Kurtulanlar ilk etapta basına yanlarında taşıdıkları peynirleri tüketerek hayatta kaldıklarını açıkladı. Ölen arkadaşlarını yemek zorunda kalışlarını ailelerine açıkladıktan sonra kamuoyu ile paylaşmayı düşünüyorlardı. Ancak böyle olmadı, Uçuş 571'in kurtuluş haberini alan medya kuruluşları kaza bölgesine yığılarak bölgenin fotoğraflarını çekti. Bu fotoğraflar sansasyon yaratma ve okunma hırsıyla birleşince Uçuş 571'in talihsiz kazazedelerinin durumu adeta dağda kamp yapıp arkadaşlarını yiyen bir grup olarak lanse edildi.


Katolik Kilisesi olayın ardından açıklama yaparak ölen arkadaşlarını yemekle günah işlemediklerini duyurdu. Bundan daha önemlisi ölen kazazedelerin yakınları basın açıklaması düzenleyerek kurtulanları anladıklarını ve hayatta kalmak için yapması gerekenleri yaptıklarını söyledi.


Kaza bölgesine dikilen anıt


Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Hayatta kalmak için aynı yönteme başvurur muydunuz?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bottom Ad [Post Page]