Full width home advertisement

İlginç Olaylar

Suç ve Suçlular

Adliye Haberleri

Post Page Advertisement [Top]



Bir dürtü kontrol bozukluğu olarak görülen kleptomani, neden ve ihtiyaç duymadan izinsiz şekilde nesneleri almak veya nesneye sahip olmak amacı gütmektir.


Adli Araştırma - Kleptomani kişinin imkanları olduğu halde, ihtiyaç duymamasına ya da asla kullanmayacağını bilmesine rağmen izinsiz olarak nesneleri alma isteği uyandıran dürtü kontrol bozukluğuna verilen isimdir. Kleptomanlar aldıkları nesneyi önceden almayı planlamazlar, intikam amacıyla gerçekleştirmezler ve yaptıklarının yanlış olduğu bilincine sahiptirler. Bir kleptoman bir nesneyi alırken kesinlikle birinden yardım isteme ihtiyacı da duymaz. Tarihte ünlü kleptomanlar da vardır; Fransız Kralı IV. Henry ile Sardunya Kralı Victor bunlara iyi birer örnektir.


Çocuk yaşlarda ortaya çıkan kleptomani, görüldüğü kişide davranış gerçekleştirilmeden önce gerilim hissedilmesine yol açar. Kleptoman davranış gerçekleştirildikten sonra kişide rahatlama ve büyüklük hissi yaşandığı belirlenmiştir. Psikolojik rahatsızlık üzerinde yapılan yeterli sayıda çalışma yoktur. Bunlarla beraber kleptomaninin adi hırsızlıktan farkını belirlemek zor olduğu için yakalanan kleptomanlar hastaneye sevk edilmeden kolluk kuvvetlerine teslim edildiği için gerçekleşme sıklığının tespiti de mümkün olmamaktadır. Ancak yapılan araştırmalarda her bin kişi içerisinden 6 kişide kleptomaniye rastlandığı tahmin edilmektedir. Bu sayı yakalanan dükkan hırsızlıklarında ise yüzde 5 ile yüzde 25 arasındadır.


Bir kleptomanın genel özellikleri nelerdir?

Yapılan araştırmalar çerçevesinde kleptomani rahatsızlığının kadınlarda erkeklere oranla 4 kat sık görüldüğü saptanmıştır. Cinsiyet farkının bu kadar yüksek olmasının nedeni olarak erkeklerin genel olarak cezaevlerine gönderilmesi olabileceği düşünülmektedir. Kadınlarda 30'lu yaşlarda erkeklerde ise 50'li yaşlarda daha sık karşılaşılmaktadır. 


Kleptomani rahatsızlığına diğer dürtü kontrol bozuklukları da eşlik edebilmektedir.. Erkek kleptomanlarda genel olarak ateş yakma, yangın çıkarma dürtü kontrol bozukluğu olan piromani, kadın kleptomanlarda da saç ve tüy yolma dürtü kontrol bozukluğu olan trikotilomani görülebilir.


Dürtü kontrol bozukluğunun görüldüğü kişilerde sosyoekonomik düzey ile bizzat ilgili olmadığı tespit edilmiştir. Buna karşın kleptomani ve sosyokültürel düzey arasındaki ilgi daha yüksektir.


Kleptomanlar yaptıkları davranışın hatalı veya uygunsuz bir davranış olduğunun farkında olduklarından kimi zaman bu davranışın önüne geçmek için çabalarlar. Bu da rahatsızlığı yaşayan kişinin sosyal hayattan kendisini kısıtlaması veya alışverişe çıkmaması şeklinde ortaya çıkabilir.


Kleptomani neden oluşabilir?

Rahatsızlığın ortaya çıkışı konusunda genellikle çocuklukta yaşanan olumsuz koşullar gösterilir. Kişi istemsiz olarak çocuklukta yaşadığı olumsuzluklara karşı tepki olarak bu davranışı sergiler. Kleptomanların çocukluk dönemlerinin oldukça olumsuz şartlarda geçtiği ve buna bağlı narsisistik kırılmalar yaşadığı genel nedendir. Bunlarla beraber çocuklukta görülen özsaygıya ve değerliliğe yönelik saldırılar ilerleyen süreçte kleptomani ve diğer çeşitli davranış bozukluklarına yol açabilir.


Rahatsızlık ayrıca kişinin değer verdiği kişinin kaybıyla oluşan boşluğu doldurabilmek adına da sergilenebilmektedir. Özellikle kadınlarda çocuğun kaybı veya evden uzaklaşması erkeklerde ise özellikle andropoz döneminde bu davranış bozukluğu artar. Kadınlarda ayrıca adet ve hamilelik dönemlerinde bu davranışın artabildiği öne sürülmüştür.


Yapılan araştırmalar ayrıca davranış bozukluğunun kökeninde cinsel anlam taşıyabileceğini de ortaya koymuştur. Kişiye etkileyici gelen parfüm, cinsel çağrışım yapan kitap, çanta veyahut elbise hedefe oturtulabilir. 


Kleptomani nasıl tedavi edilir?

Davranış bozukluğunun tedavisi için geçmiş ve bugüne yönelik, kişiliği zedeleyici durum ve olayların belirlenmesi gerekir. Daha sonra bunların kökekine inilerek savunma mekanizması olarak kleptomaninin değiştirilmesi hedeflenir. Gerektiği durumlarda içgüdüsel olarak sergilenen hareketler ile kaygıyı azaltacak şekilde ilaç tedavisi uygulanabilir. Bazı durumlarda hipnozun da başarılı olduğu görülmüştür.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bottom Ad [Post Page]