Full width home advertisement

İlginç Olaylar

Suç ve Suçlular

Adliye Haberleri

Post Page Advertisement [Top]



Tarihe istifa eden ilk Amerika Birleşik Devletleri başkanı olarak geçen Richard Nixon patlak veren Watergate Skandalı'nın ardından istifa etmek zorunda kalmıştı.


Adli Araştırma - Görevde olduğu 1972 ile 1974 yılları arasında rakibi Demokrat Partili üyeleri dinlettiği ortaya çıkan Richard Nixon bu skandalın patlak vermesinin ardından istifa etti. Skandal sadece bununla da kalmamış, Nixon'ın başkanlık makamı olan Oval Ofis'i de dinlettiği ortaya çıkmıştı.


Nixon'un sonunu ortaya getiren ve yaptığı tüm yasadışı dinlemeleri ortaya çıkaran olaylar zinciri Watergate isimli iş merkezinde yer alan bir büroya girmeye çalışan kişilerin polis tarafından gözaltına alınmasıyla başladı. Söz konusu büro Demokrat Parti'nin Demokratik Ulusal Komite Genel Merkezi'ydi. Polis burayı soyan 5 kişiyi yakalamış, yargıya teslim etmişti. Yargı süreci devam ederken Nixon ve yönetimi suçu örtmeye yönelik davrandı. Bunda başarılı olamadılar ve soruşturmanın derinleşmesiyle 5 kişinin Nixon'ın seçim kampanyasında kullanılan fon ile bağlantılı olduğu tespit edildi.


Soruşturmayla gerçekleşen olayda Nixon ile Cumhuriyetçi Parti'nin 5 kişiyle bağlantılı olduğu somut şekilde ortaya çıktı. Tarafsız bir tablo çizmek isteyen Nixon, durum karşısında olması gerekeni yaparak hırsızlığın arkasındaki siyasetçilerin araştırılması için Adalet Bakanı Elliot Richardson'ı görevlendirdi. Richardson ise Archibald Cox isimli savcıyı bu dosyaya atadı. Cox öncelikle olayın adi bir hırsızlık olayı olmadığını, 5 kişinin Demokrat Parti bürosuna dinleme cihazı yerleştirmek için girdiğini keşfetti. Soruşturma ilerledikçe Cox'tan rahatsız olan Nixon, Adalet Bakanı'ndan Cox'u görevden almasını istedi. Ancak bu istek reddedilince Adalet Bakanı görevden alındı. Watergate skandalı için bu sadece başlangıçtı.


Demokrat Parti'den sonra Beyaz Saray'ın da dinletildiği ortaya çıktı

Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) başkanlık sarayı olan Beyaz Saray'da Franklin Roosevelt zamanından itibaren ses kaydı yapılmaya başlanmıştır. Bu uygulama toplantıların kayıt altına alınmasının sağlanması amacıyla gerçekleştirilmekteydi. Üstelik toplantılar başlamadan önce katılımcılara ses kaydı yapılacağı açıklanmadan uygulama hayata geçirilmezdi. Doğal olarak uygulamanın nedeni fişleme yapmak, baskı kurmak ya da yönlendirme amacıyla kanıt toplamak değil aksine toplantıda olup bitenleri şeffaflık adına devlet elinde toplamaktı. 


Nixon başkan olduktan sonra uygulamayı değiştirdi. İlk olarak ses kaydını haber vermeden ve uyarı yapılmaksızın gerçekleştirmeye başladı. Ayrıca kayıt cihazları sese duyarlı hale getirilerek konuşma başlar başlamaz kayıt almaya başladı. Nixon öncesi ve sonrası ses kaydı alınması sadece yönetim bölümünde gerçekleşirken Nixon döneminde tam anlamıyla bütün Beyaz Saray dinleniyordu. Ses kayıt cihazlarından haberi olan kişi sayısı ise bir elin parmaklarını geçmiyordu; Nixon, danışmanları ve sistemi işleten teknikerler. Doğal olarak kendisiyle beraber Beyaz Saray'da kalan karısı ve çocukları da bu sistemle dinlenilmiş oldu.


Watergate Skandalı büyüyor

Skandal patlayana kadar Nixon oldukça rahat bir şekilde davranıyordu. Ancak Demokrat Parti'ye giren 5 kişinin yakalanacağını ve ucunun kendisine dokunacağını kestirememişti. Üstelik isteksiz olarak Adalet Bakanı'nı görevlendirmiş ancak Adalet Bakanı Nixon'ın dediği gibi değil kendi istediği gibi davranmıştı. Savcı Cox ise olayı tamamen aydınlatana kadar duracakmış gibi görünmüyordu. Soruşturma derinleştikçe skandalı derinleştiren detaylar ortaya çıkmaya devam ediyordu. Temsilciler Meclisi'nde görülen soruşturmalar sırasında Nixon'ın asistanı olan eski subay Alexander Butterfield, Beyaz Saray'da işletilen dinleme sistemini ifşa etti.


Savcı kayıtları istedi

Watergate ile başlayan soruşturma bu sefer Beyaz Saray'a sıçrayan dinleme vakasıyla alevlenmişti. Nixon zatürre tedavisi görmekteyken haberi aldı. Savcı Beyaz Saray'daki kayıtları istiyordu. Hemen avukatlarıyla masaya oturarak ne yapması gerektiği yönünde toplantı gerçekleştirdi. Avukatların bir kısmı kayıtların yok edilmesini kalan kısmı ise kayıtları tutmak gerektiğini savunuyordu. Sonuç olarak Nixon kayıtları tutmaya karar verdi.


İstemeyerek de olsa kayıtları savcıya vermek zorunda kaldı. Bunu yaparken de oldukça işi yokuşa sürdü. İlk olarak direkt kayıtları vermeyi reddetti. Konuşmaları kağıtlara döktürüp bunları mahkemeye gönderdi. Savcılık ısrarcı şekilde kayıtları isteyince ister istemez kayıtları teker teker vermek zorunda kaldı. Bu noktada ilgi çeken bir olay da bu kayıtların 18 dakika 30 saniyelik kısmının kaybolmasıdır. Nixon bu konuda sekreteri Rose Mary Woods'u suçladı. İddiaya göre Woods kayıtları kağıda çekerken kazara bir kısmını silmişti.


Skandal Nixon'ın istifa etmesine kadar gitti

Amerika Birleşik Devletleri tarihinde istifa eden hiçbir başkan olmamıştı. Bu Nixon'la beraber ilk ve son oldu. Skandalın patlak vermesinin ardından Nixon Meclis'teki tüm desteğini kaybetmiş, doğal olarak bunun sonucunda yönetemeyeceği bir devletin başkanı olarak kalmıştı. Bunda gözü gibi sakındığı kaydın yani skandalı örtmeye çalıştığını kaydettiği kaydın mahkemeye vermek zorunda kalması büyük rol oynadı. 


Yakın arkadaşı olan Spiro Agnew'i başkan yardımcısı olarak atamıştı. Ancak Agnew adının karıştığı vergi skandalıyla istifa etmek zorunda kalmıştı. Nixon'un Agnew'in yerine atadığı Gerald Ford bu noktada devreye girdi. Desteğini kaybeden Nixon'ın istifa etmekten başka çaresi yoktu ve yerine başkan olarak gelecek ismi Ford olarak gözüne kestirmişti. Ford'un göreve gelir gelmez ilk yaptığı iş Nixon'a yönelik başkanlık affı tanımlamak oldu. Nixon hayatı boyunca Watergate Skandalı yüzünden yargılanmadı ancak benzer bir süreç geçirerek mahkeme mahkeme koşturdu ve kayıtların halka açılmasını engellemek için uğraştı. 


Günümüzde tüm kayıtlar halkın erişimine açıktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bottom Ad [Post Page]